FOTOĞRAFLARA TIKLAYARAK BÜYÜK
OLARAK İZLEYEBİLİRSİNİZ.

1 Ocak 2010 Cuma

Kapıkırı-Heraklia-Agora,alışveriş salonları


Agoranın kenarındaki alışveriş için yapılmış
dükkanların bulunduğu yapının dıştan görünüşü.
Dikdörtgen kapılarla alt kattaki salonlara giri-
liyor.Üst kata agora tarafından girilebiliyor.

Heraklia-Agora-Pazar Yeri


Alışveriş dükkanlarının bulunduğu yapı Agoranın
kenarında,iki katlı.Fotoğraflarda odaların yukarı-
dan görünüşünü görüyorsunuz.Yapı olarak ve örme
tekniği açısından Alinda'daki pazar yeri binasına
benziyor,bu bir kat kısa.


Tiyatroya giderken karşıma çıkan bu yapı olduğu
gibi antik malzemeyle yapılmış.

Tiyatroya giden yol,kapılarla çevrili,anlaşılan
buralar köylülere tapulu.İnek otlatan bir
kadın öyle demişti;tapuluymuş.

Koca bir antik kent çarçur edilmiş.

Heraklia-Tiyatro,Oturma basamakları



Tiyatronun yukarı kısımlarında merdiven ve oturma
basamakları doğal kaya oyularak yapılmış.Diğer
oturma basamakları ve taşlardan eser yok.

Tiyatroya ait taşlar ve duvar kalıntıları

Tiyatronun hemen yanında bu şekilde duvarlar
bulunuyor.

Kapıkırı-Heraklıa-Tiyatro


Burada harçlı duvarlar bizans dönemine ait gibi.

Titayronun etrafında bir çokduvar ve yapı
kalıntısı var.

Heraklia-Tiyatro



Tiyatroyu eşek ve inekler işgal etmiş.Nereye
gitsem çiftlik hayvanlarıyla karşılaştım.

Tiyatronun alt kısmında düzgün taşlarla örülmüş
yapı kalıntıları var.

Kapıkırı köyü,bazı yapılarda antik malzemeler
bolca kullanılmış.

Sahile oldukça yakın bu adanın üzerinde manastır
yapısının kalıntıları var.



Biraz ilerde duran kayanın uçları merdiven şeklinde
ortasında mezar bulunuyormuş.

Sahilde bulunan pansiyon antik taşların
arasında.

Antik kentten çıkışta bu kemeri görünce durup
fotoğrafını çektim,çevresinde duvarlar falan
var,bir yapıya giriş mi,yoksa surların arasında
giriş kapısımı bilemiyorum.Durup iyi bir inceleme
yapmak lazım,tabii zaman hep sorun.

24 Aralık 2009 Perşembe

Knidos antik kenti

Knidos antik kenti ile ilgili daha geniş bilgi
almak ve Knidos Antik Kentine 14 Aralık 2009 da
yaptığım gezinin ayrıntıları ve fotoğrafları
için tıklayınız.

24 Ağustos 2009 Pazartesi

Alinda Antik Kenti

Aydın'ın Karpuzlu ilçesi sınırları içinde yer
alan Alinda antik kent bir Karya kenti,daha
önceki gezilerimde bahsettiğim gibi önce Karya
kentlerini geziyorum.Daha önce Stratonikeia,
Lagina,Alabanda şimdi de Alinda nasip olursa
sırada Labranda antik kenti.Karya'lılar Anadolu
kökenli ve yaşadıkları çağa göre çok modernler,
belki bundan biraz da bu kentlerin az tanınıyor
olması ilgimi çekiyor.
Alinda'ya Aydın'dan Çine ilçesine az bir mesafe
kala sağ tarafa giden bir yol var,tabelada
Karpuzlu ve Alinda yazılarını görüyorsunuz,bu
yoldan 27 km kadar gidince Karpuzlu'ya dolayısıy-
la Alinda'ya geliyorsunuz.Şimdiye dek gezdiğim
Karya kentlerinde olduğu gibi Karpuzlu'nun ilk
kurulan bölümleri Alinda antik kenti üzerine
kurulmuş ,böyle olunca da doğal olarak evler
yapılırken antik kentin taşları kullanılmış,
tarihi dokuya bayağı zarar verilmiş.Alinda bir
Karya kenti olsa da burada Hellenistik dönem,
Roma ve Bizans dönemlerinde de değişik kültürler
yaşamış ve eserler bırakmışlar.Bizans döneminde
Alinda'nın piskoposluk merkezi olduğu belirtilmekte.

Alinda'nın öyküsü anlatılırken bir çok yerde aynı
öykü geçmekte;Karya yönetimin iç karışıklıklar
yaşaması üzerine Karya Kraliçesi Ada'yı kardeşi
Piksadaros devirip onu sürgüne gönderir.Ada Alinda
yı kendisine başkent yapar.Daha sonra Anadolu'ya
sefere çıkan İskender Alinda'ya da gelir,kentin
korunaklı yapısından dolayı ele geçiremez ama Ada
kentin kapılarını İskender'e açar ve aralarında bir
antlaşma yaparlar.İskender Karya'yı tamamen fethet-
tikten sonra ülkenin yönetimini Ada'ya bırakarak
yoluna devam eder.
Tabii bir çok Antik kentte bu çeşit mitolojik
öyküler geçiyor.Hala tüm gizemleriyle bu kentler
sırlarını korumakta.

Aydın Karpuzlu-Alinda Antik kenti


Karpuzluya girdikten sonra sağ tarafta Agora'yı
görüyorsunuz,hiç sapmadan yola devam ediliyor,
hatta ben bir ara yanlış mı gidiyorum diye çeliş-
kide kaldım.Git git sanki başka bir yere gidiyor-
sunuz daha sonra yol kıvrılarak tepeleri tırmanmaya
başlayınca tamam diyorsunuz.Karpuzluyu geçtikten
sonra bir 3-4 km daha gidiliyor,dar virajlı bir yol.
Yolun sonunda resimde görülen yapıya geliyorsunuz,
belediyece yaptırıldığı yazıyor,görevliler sizi
karşılıyor,ücretsiz gezilen bir yer.Arabanızı bu
binanın kenarına parkedip daha sonrası yürüyerek
geziliyor.Tiyatronun bulunduğu aşağı akropole kadar
bayağı bir yol var.

Alinda antik kenti



Fotoğrafta görülen su kaynağı su kemerine varmadan
önce yol kenarında,o devirlerden kalma bir kaynak.
Aslında bu suyun mitolojik hikayesi de vardır ama
şimdilik rastlayamadım.Su içilir vaziyette.

Alinda antik kenti su kemeri




Alinda Antik kentinde sağlam kalmış yapılardan
birisi de bu su kemeri.Bu kentlerde günümüze
gelen bu eserlerin çoğu hellenistik ve Roma dö-
neminden kalma .(Bu su kemeri de Roma dönemi,
tiyatro hellenistik dönem gibi.)

Su kemerinden başlayan antik kenti gezim
bu çeşit yollardan geçerek aşağı akropole
kadar sürdü.Hiç bir işaret falan olmaması
nedeniyle nereye gideceğim derken yukarı
akropolün surlarını gördüm ve önce oraya
tırmandım.Her taraf zeytin ağaçlarıyla kaplı
birbirinden güzel manzaraları seyrederek
geziyorsunuz.

Alinda antik kenti iki tepe üzerine kurulmuş,
çine de görmeğe alıştığımız kaya dokusu bura-
larda da aynı.